20 Eylül 2013 Cuma

Linux sistemler hala datacenterları elinde tutmaya devam ediyor.

Dev bilişim sistemi önümüzdeki dört ya da beş yılda, 1 Milyar Dolar parayı Linux ve Linux ile bağlantılı açık kaynak kodlu teknolojilere harcayacağını duyurdu.

IBM Linux'un dünya üzerindeki en büyük destekçilerinden biri. 2000 yılında yine bu şekilde bir açıklama yaparak 1 Milyar dolarlık harcama yapacaklarını söylemişlerdi. IBM ürettiği güçlü bilgisayarlarda Unix gibi Linux'un kullanılmasına da imkan veriyor.

Brad McCredie "Unix sistemleri kullanmaya devam edeceğiz ancak Unix Linux kadar hızlı büyümüyor" diyor.

IBM'in bu destekleri LinuxCon etkinliğinde açıklayacağı söyleniyor. Bekleyip göreceğiz.

19 Eylül 2013 Perşembe

Merhabalar,

Yıllardır herkes şöyle der: Linux kullanmak Windows kullanmaktan çok daha zor, sadece komut kullanabilen inekler kullanır.

Sanırım tarihin en büyük yalanlarından bir tanesi bu. Microsoft Windows ürünleri ile yani çok az gelişen, değişimi çok az olan bir işletim sistem ile bilgisayar kullanmaya başlamış insanlar için değişiklik çok zor geliyor. Sahi neden Microsoft ürünleri ile satılıyor bilgisayarlar? (ipucu)

Kurulum

XP'yi herkes hatırlar. Pek çok kişi de XP kurulumu yapmıştır, klavye ile giriş yapılırdı. Delete L Enter. Sadece bölümü silip formatlamak için klavyede bir şeyler yapmanız gerekiyordu. Aynı yıllarda Ubuntu dağıtımının sadece mouse kullanarak 7 adımda işletim sistemi kurmanızı sağlayan bir kurulum arayüzü vardı. Daha sonra Microsoft Vista ile grafik arayüzlü bir yükleyiciye geçti. Microsoft Linux'u takip etti, arkadan geldi.

Kurulum Sonrası

Sürücülerin CD'lerini takıp sırayla kurmamız gerekiyordu. Yoksa donanım hiç çalışmayabilirdi. Ancak Linux dağıtımlarında sürücüler otomatik olarak yüklenir ve kurulumdan sonra herhangi bir işlem yapmanız gerekmez. Hatta pek çok dağıtımda Ofis programları bile yüklü gelir.

Kullanım Kolaylığı

Yükleniyor... Ops takıldı. Kaç defa bunu yaşadık? Ya da daha kötüsünü kaç defa gördük?
Mavi Ekran Hatası
Mavi Ekran Hatası
Bilgisayarımız bir anda mavi ekrana geçerdi. Virüs girmiş olabilir derdik. Explorer.exe'ye bir şeyler olmuş olurdu çoğunlukla da. Microsoft bunu çözemezken Linux Camiası şununla uğraşıyordu:
Compiz Fusion
Compiz Fusion
Yoksa ilk 3D masaüstü efektini Microsoft mu yaptı sanıyordunuz? Microsoft yine takip etti.

Stabil Kalmak

Windows 7'yi açtınız. 3 hafta hiç kapatmadınız, bu süre zarfında günlük işlemlerinizi yerine getiriyorsunuz. Oyun oynuyorsunuz, internete giriyorsunuz, ofis yazılımlarını kullanıyorsunuz ve 3 hafta sonunda sistem bir Chrome penceresi açmak istediğinizde bile isyan ediyor.

Disk birleştiricisi diye bir araç var mesela. Dağınık bir bekar erkek gibi dosyaları parçalayarak rasgele atar sabit sürücüye Windows. Sonra bunları tarayıp bir araya getirmek için disk birleştirici yapmanız gerekir. Linux hepsini derli toplu tutar ki sıkıntı yaşamayın.

Asıl iddaalı olduğum test şu. Evinizin en büyüğü, bilgisayarlarla en uzaktan ilgili kişisi için bilgisayara Windows (herhangi bir sürüm) ve Linux dağıtımlarından birini kurun. Hangisiyle daha rahat olacak izleyin. Göreceksiniz ki düşündüğünüzden çok farklı. Windows sadece bizim alışkanlığımız.

Görülmek üzere.

18 Eylül 2013 Çarşamba

Yıllarca insanlar "Linux'a geçeceğim ama oyunlar Linux için yapılmıyor ki!" dediler. Linux kullanıcılarının oyun oynamayan, sürekli siyah bir komut ekranı karşısında durup, konsollarından mailler atan tipler olduğu zannedildi. Bir süre önce bu gerçekmiş ama benim Linux ile tanışıklık sürem olan şu 5 yıl içinde olaylar hiç de böyle değildi. Mouse bile kullanıyoruz...

Oyunlarla ilgili biriyseniz Steam'i duymamış olmanız mümkün değil. Steam oyun yapımcıları ve oyun oynayanlar için adeta bir cennet. 

Valve bir süre önce Linux için Steam'in duyurusunu yaptı. Ubuntu tabanlı dağıtımlarda gördüğüm kadarıyla da Steam sıkıntısız çalışıyor. 

Steam Linux

Artık Linux oyuncuları "oyunun" dışında değil.

Valve'nin CEO'su Newell "Microsoft'un gittikçe tıkanmış bir gelişim yönünde" olduğunu söylüyor ve "Açık sistemlerin çok daha hızlı ilerlediğini belirtiyor" Örnek olarak da "Apple AppStore'da bir güncelleme almak altı ay sürüyor, kapalı sistemler oyunların önünde engel oluyor" diyor.

Ayrıca ufak bir de haberi ben vermek istiyorum, Football Manager 2014 Linux için de çıkacak.

Linux oyun sektöründe tarihinde hiç olmadığı kadar aktif ve hızlı büyüyor. Bunun nereye, nasıl gideceğiniz izleyip göreceğiz.
Merhabalar.

Bugün sizlere Google'ın Raspberry Pi için sunduğu bir teknolojiyi anlatmak istiyorum.

Raspberry Pi Nedir?

Raspberry Pi bir iPhone boyutundaki, küçük ve ucuz bilgisayarın adıdır. Aşağıdaki resimdeki gibi tam olarak:

Raspberry Pi
Raspberry Pi
Dediğim gibi bir iPhone boyutunda ama marifetleri ondan çok daha fazla. Üzerinde bir HDMI çıkışı, bir Ethernet girişi, iki adet USB portu, CSI kamera bağlantısı, ses jackı ve modele 256 ya da 512 mb Rame sahip. Ayrıca 700 mHz olan işlemcisi dinamik olarak 1 gHz'ye kadar arttırılabiliyor. Sd kart yuvasına taktığınız kart da sizin sabit sürücünüz oluyor.

Coder for Raspberry Pi Nedir?

Bu adresten ulaşabileceğiniz, indirip sd kartınıza atıp Raspberry Pi üzerinde çalıştırdığınızda sizi hazır bir web geliştirme ortamı ile buluşturan bir Google projesi.

Bu neden tercih edilmeli sorusunun cevabı ise basit. Ucuz ve taşınabilir. Ayrıca bir eğitim ortamı olarak edinilmesi son derece ucuz. Raspberry  Pi'nin sadece 35$ olduğunu söylemiş miydim?




Tanıtım videosunda dediği gibi, oturma odanızdaki bir sınıf gibi. Web için geliştirmeler yapmayı öğrenmek istiyorsanız ve bu ortamı ucuz bir şekilde edinmek istiyorsanız, bu proje tam size göre.

Türkiye'de Raspberry Pi model B (512 mb Ram) satın alabileceğiniz mağaza ise Robotistan. Raspberry ile kullanacağınız bütün ekipmanları da aradan temin edebilirsiniz.

Görüşmek üzere.

16 Eylül 2013 Pazartesi

Açık kaynak kodlu yazılımlar ister farkedelim, ister farketmeyelim, her geçen gün daha fazla giriyor hayatımıza. Örneğin içimizde "Ben hiç VLC player kullanmadım" diyebilecek kaç kişi var. Ya da hiç Firefox kullanmamış olan var mı? Farketmediğimiz pek çok yazılım var aslında hayatımızda yerini alan. Bugün bunların içinden en kullanışlı olanlarını, hayatımızı en çok kolaylaştıracak olanları ele alacağım.
Mozilla Firefox

1) Mozilla Firefox

Açık kayak kodlu bir web tarayıcı olan Mozilla Firefox hayatımıza ilk girdiğinde Internet Explorer için bir rakipti. Daha sonra rakibini solladı, piyasanın hakimi oldu. Hızı, eklentileri ile bizi etkiledi. Bugün hala diğer tarayıcılardan daha stabil ve eklentileri ile göz kamaştıran bir yazılım. Ayrıca standartlara çok uygun bir biçimde gelişiyor, yapılan tasarımların karşılığını tam olarak veriyor.
VLC Player

2) VLC

Pek çok codec ve medya biçimini destekleyen VLC Player, ufak boyutu performansı ile göz kamaştırıyor. Ayrıca playlist oluşturma, shoutcastleri dinleme, altyazı biçimleri ile oynama, kaydırma gibi pek çok özellik barındırıyor. Ayrıca bütün platformlarda çalışabiliyor.

Filezilla
3)Filezilla

Eğer FTP kullanmak hayatınızın bir parçasıyla ve tam özellikli ücretsiz bir yazılım arıyorsanız Filezilla tam size göre. E herkes kullanmaz bunu, uzun uzadıya yazmayalım.

Audacity
4)Audacity

Bazen müziklerinizle oynamak, birleştirmek, kesmek mi istiyorsunuz? Audacity tam size göre! Ses filtreleme, volume ayarlama, kesme, koparma, parçalama, ısırma, birleştirme... Bütün bu işlemler için harika bir araç. Ayrıca yazılım her geçen gün daha da gelişiyor. İlk kullandığım gün ile arasında çok büyük farklar var. Ses kaydetme özelliği de var!

5)Gimp

Fotoğraflarınızda değişiklik yapmak için ideal bir araç. Aslında gimp için ne yazmam gerektiğini çok düşündüm. Sadece filtreleme, boyutlandırma gibi işlemler yapmak isteyen son kullanıcı için de, resimlerde efektler koymak, yeni görseller oluşturmak, afişler tasarlamak isteyen profosyoneller de bu yazılımı kullanabilir. Sanıyorum ki açık kaynak dünyasının medahar-ı iftari olan ilk 5 yazılım içerisinde yerini alır. Ayrıca photoshop fırçalarını da kullanbiliyor ve eklentileri de çok çeşitli.

Openoffice
6)Openofficee.org (Libreoffice)

Ofis uygulamaları hayatımızın hiç şüphesiz bir parçası. Ve bu konudaki en büyük mitlerden biri de Microsoft'un ofis programları üreten tek şirket olduğudur. Tek değil. Ve en büyük rakibi bir açık kaynak kodlu yazılım. Yanlış bilinen şeylerden bir tanesi de Openoffice'in Microsoft Office kadar yeterli olmadığıdır. Halbuki Openoffice en az Microsoft Office kadar yeterlidir. Eğer ofis yazılımlarına para vermek istemiyorsanız ve Microsoft formatlarını da destekliyorsanız sizin için en iyi alternatif Openoffice olacaktır.

Yeni yazılımlarınızı ve yorumlarınızı bekliyorum.
Merhabalar,

Açık kaynak dünyasının medahar-ı iftarı Linux projesinin dağıtımlarını yazacağım bugün.

Öncelikle biraz teknik detay verelim yeni başlayanlar için. İki tanım yazmak istiyorum.
Linux Dağıtımları

Linux: Linus Torvalds tarafından geliştirilmeye başlanmış, 5 Ekim 1991 tarihinde 0.0.1 sürümü yayınlanan işletim sistemi çekirdeğidir. Linux kendi başına bir işletim sistemi değildir, çünkü işletim sistemi olmanın gerektiği temel bileşenlere sahip değildir. Linux Windows kernelinden iyi midir bunu başka bir yazıda tartışırız. Ancak ilgilenenler için link burada.

Dağıtım: (Linux Dağıtımı) Linux çekirdeği kullanılarak, çeşitli işlevler kazandırmak için yazılımlar eklenmiş işletim sistemidir. Çok farklı özelleştirilmiş dağıtımlar mevcuttur. Yani aslında dağıtımlar birer işletim sistemidir.

En iyi Linux dağıtımları hangileri sorusu ise asla bitmeyecek bir tartışmanın fitilini ateşler her zaman. En iyi programlama dili hangisidir sorusundan çok da farklı değildir.

Burada adı geçen tüm dağıtımlara birer yazı yazacağım. Ancak bu yazıda temel farklılıkları kıyaslamak istiyorum.

En popüler dağıtımla başlayalım:

Ubuntu

Ubuntu

Dünyada en çok kullanılan Linux dağıtımı Ubuntu'dur. Canonical şirketi tarafından geliştirilmektedir. Mobil cihaz desteği de mevcuttur. Masaüstü ortamı olarak Gnome üzerine yazılmış Unity kabuğunu kullanır. Unity ortamı ilk başlarda çok fazla tepki topladı ancak herkes kullandıkça alıştı ve bence de gayet kullanışlı bir arayüz. İlk başta soğuk geliyor ama yüzdükçe ısınıyor :) Debian tabanlı bir dağıtım yani APT paket yöneticisi kullanıyor. APT çok fazla dağıtım tarafından kullanıldığı içni çok geniş bir yazılım kataloğu var. UbuntuOne bulut sistemine her platformda erişme imkanı sağlıyor. Aynı zamanda sadece Unity değil, KDE, XFace, Gnome, Lxde gibi pek çok masaüstü ortamını destekleyen çeşitleri var.

Ubuntu'nun artılarından bir tanesi de çok fazla olan kullanıcı sayısı sayesinde internet üzerinde hatalara kolayca çözüm bulabiliyorsunuz. Ayrıca yeni başlayan kullanıcılar için kolay kurulum ve kullanımda da uygun.

Fedora

Fedora

RedHat ücretli bir dağıtım olduktan sonra paket desteğini tam olarak sağlamak için ücretsiz olan Fedora projesine destek olmaya başladı ve bu açık kaynak kodlu dağıtımın gelişmesine katkıda bulundu.

Fedora projesi Gnome masaüstü yazılımının en son sürümünü kullanır. Paket yöneticisi olarak yum kullanır. Yum ile birlikte RPM paketleri kullanılır. Debian türevlerinde kullanılan deb paketleri kadar çok seçenek olmasa da, herhangi bir konuda eksiklik yaşanmayacağına eminim.

Fedora RedHat kadar olmasa da kararlılığa önem verir.  Kurulum aracı son derece sade ve basittir. Başlangıç seviyesi için çok tavsiye etmem ancak, temel kavramları anladıktan sonra büyük bir keyifle kullanılabilir.
Linux Mint

Linux Mint

DistroWatch.com adresinde son dönemde en popüler dağıtım listesinde uzun süredir birinci. "güçlü ve kullanımı kolay hem de modern, şık bir işletim sistemi" geliştirmek için başlanan dağıtım çok kısa sürede çok büyük bir popülerliğe ulaştı. Ubuntu tabanlı bir dağıtım olan Mint Ubuntu ile bağlantılarını kesmek amaçlı olarak Debian tabanlı olan başka bir sürümü LMDE adıyla çıkartmıştır.

Masaüstü olarak Mint ve Cinnamon kullanılır. Dökümanlar ve yazılımların yerelleştirilmesi yapılırken Türkçe dili çevirideki ilk 6 dilden biridir. Dünyada en çok kullanılan dördüncü işletim sistemidir.

Ayrıca APT kullandığı için paket olarak da zengindir. Tavsiye eder misin derseniz: bu yazıyı Linux Mint ile yazıyorum derim :)
OpenSuese

OpenSuse

OpenSuse Novell şirketine ait bir linux dağıtım projesidir. Eski popülerliğini son yıllarda yitirmiştir. Ancak hala dağıtım pazarında sözü geçen bir dağıtımdır. Farklı masaüstü sistemlerini destekler. Ayrıca Fedora gibi RPM paketlerini kullanır, yükleyicisi geliştirilmiştir. OpenSuse tecrübem fazla olmadığı için diğer konulara pek fazla yorum yapamıyorum.

Aslında burada Pardus dağıtımını da yazmak isterdim. O güzel topluluk adete "Dağıtıldığı" için Pardus dağıtımını yazmıyorum. Projeye elinden gelen her türlü desteği vermiş ve katkıda bulunmuş biri olarak projenin bugün geldiği noktayı adeta ölü buluyorum.

Size hangi dağıtımı öneririm sorusunun cevabına gelirsek, yukarıda bahsettiğim dağıtımlar zaten en iyileri. Herhangi birini gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. Ancak benim tercihim paket zenginliğinden dolayı Debian/Ubuntu ya da Linux Mint olacaktır.

Siz de deneyimlerinizi, yorumlarınızı benimle paylaşırsanız mutlu olurum.

Teşekkürler.

2 Eylül 2013 Pazartesi

Android'in domine ettiği pazardaki en küçük pay sahiplerinden biri olan Firefox Os için iyi haber.
Bugüne kadar Türkiye'de bu kadar uygun fiyatlı telefonlar görmeye alışık değil. Gördüklerimiz de genel çok popüler olan telefonların çakmaları oluyordu.

Ancak Çinli akıllı telefon üreticisi ZTE içinde Firefox Os yüklü akıllı telefonu 80$ satış fiyatından bütün dünyaya satmaya başladı. Bu satışlar da Ebay üzerinden yapılıyor.

Firefox Os'un kendini göstermesi için güzel bir fırsat. Ancak Mozilla'dan yapılan açıklamaya göre bu telefonda herhangi bir yerelleştirme olmayacak. İçinde ön tanımlı olarak global ayarları ile gelecek.

Telefonun teknik özellikleri ise şu şekilde:

  • Size: 114 x 62 x 12.5mm 3.5inch, 
  • HVGA.TFT, One Point touch + Gesture Captive (two point option) screen 
  • Memory: 512MB Rom +256MB RAM 
  • Bluetooth 2.1, accelerometer, ambient light sensor 
  • GPS, with AGPS
  • Wi-Fi 802.11b/g/n 
  • 3.2M FF Camera 
  • Battery: 1200mAH

  • Aslında bu telefonu alıp test etmeyi çok isterdim. Ancak Türkiye'de gümrük yasalarımız gereği bu telefonu Ebay'den alıp getirtemiyoruz çünkü fiyat 75$'ın 4.99$ üzerinde olacak. Muhtemelen bir distribütör bu işi bizim için halleder ama bu da fiyatlara olumsuz yansır.

    Amerika'ya giden kuzenlerden istenecekler listesine koymakta fayda var.

    1 Eylül 2013 Pazar

    Merhabalar,

    Bugün bir web sitesi tanıtımı yapacağım. Tanıtacağım web sitesinin amacı paralı, kapalı kaynak kodlu yazılımların açık kaynaklı alternatiflerini bulabilmek .

    Osalt

    Web sitesine girdiğimizde karşımıza en son eklenen açık kaynak kodlu yazılımların incelemeleri çıkıyor. Sol sütunda kategorileri sağ sütunda ise en popüler yazılımları görebiliyoruz.

    Bugün kullanmakta olduğum pek çok yazılımı bu site sayesinde tanıdım. Bir arama örneği koymak istiyorum:
    Bu aramada Dreamweaver adlı yazılım için alternatif yazılımları bulduk.
    Quanta, Aptana, Bluefish gibi kullanışlı alternatifler olduğunu bu siteye bakarak öğrenebiliyoruz.

    Özgür günler dilerim.
    Merhabalar,

    Bu yazımda kurumsal işletmelerdeki Linux kullanımıyla ilgili bir infografik paylaşacağım.

    Linux'un işletmelerdeki kritik görevlerdeki kullanım durumu ile ilgili 2013 yılında linux foundation tarafından yayınlanmış bir rapor. Yazının sonunda linki de olacak.

    Son 5 yılda Linux kullanımı yüzde 80 artış gösterirken Windows kullanımı yüzde 20 artış göstermiş. Dikkatimi en çok çeken bu oldu. Bu oranı bu yılın sonunda tekrar kontrol edip bakmak gerekiyor zira insanlar yeni donanımlar alıp Windows 8'e geçmektense Linux dağıtımlarından birini seçmeye daha sıcak bakıyorlar.

    İşletmelerdeki kritik görevlerde ise Linux kullanımı beni şaşırtmıyor çünkü sistem yöneticileri artık yıllardır gördükleri çökme raporlarını almaktan bıktı. Çöken, çok da güvenli olmayan sistemlere çuvallarla para dökmek istemiyorlar. Ayrıca aldıkları her yazılım için ayrı bir güvenlik endişesi taşımak ve dökümantasyon sıkıntısı çekmek de cabası.

    İnfografik için buraya tıklayabilirsiniz. Linux'un kurumsal işletmelerdeki rolleri ile ilgili yorumlarınızı bekliyorum. Görüşmek üzere.
    Merhabalar,

    Bu yazımızda Linux altında çalışan en iyi müzik oynatıcıları inceleyeceğim. Winanmp'in çok popüler olduğu günleri, sonra nasıl olduysa bir anda hayatımızdan çıktığına şahit olduk. Media Player donar ve dakikalarca öyle kalırdı, sonra VLC geldi de bizi bütün bu dertlerden kurtardı. Tabii bunlar Windows ürünleri kullandığım karanlık zamanlardaydı.

    Hemen her dağıtımda ön tanımlı olarak gerek müzik dinleme yazılımları oluyor elbette. Ancak içlerinde iyisi var kötüsü var. İnceleyip görelim.

    Banshee

    Banshee ile başlıyoruz. Ubuntu 11.04 sürümünde Rhytmbox kaldırıldı ve yerine Banshee kondu. Açıkçası Linux altında çalışan en başarılı oynatıcı bence Banshee.

    Pek çok tipteki aygıt ile çalışabiliyor. iPhone ve iPod, Android ile senkronize olabiliyor.
    Podcastlari dinleme şansı veriyor.
    DAAP, Last.fm, miro ve amazon mp3 store radyolarını dinleme şansı veriyor.
    Bilgisayarınızdaki müzikleri otomatik olarak tarıyor ve bunları sizin için listelere ekliyor.
    Çalan mp3 hakında wikipedia'dan bilgiler topluyor.

    Gençlikte her şey olur
    Banshee çok genç bir yazılım. Bu nedenle eklenti sayısı az. (Gerçi ne aradığınıza göre değişir) Kütüphaneleri ile ilgili de bazı performans sorunları oluyor. Eğer hız benim için herşeydir diyorsanız yazının altındaki rakiplere bir göz atmanızda fayda var. Sonuçta çocuklar düşe kalka büyüyor...

    Amarok
    KDE için tasarlanmış bir müzik oynatıcı yazılım. KDE ile aralarındaki senkronizasyon gerçekten harika. Sıradan yazılımların aksine 3 sütunu var.
    Solda müzik dosyalarınızı gösteriyor, lokal, medya, internet ya da podcast kaynaklı olması farketmiyor. Sağda çalınanlar listesini görüyoruz. Ortada ise wikipedia bilgilerini ve şarkı sözlerini görüyorsunuz.
    KDE kullanıcısı olarak ben Amarok kullanımını güzel ve rahat buluyorum.

    Diğer alternatiflere de göz atalım.

    Rhytmbox
    Ubuntu 11.04 sürümünde bu yazılımın öntanımlı gelmesini terk etmişti. Banshee ile aralarında inanılmaz bir benzerlik var. Pek çok özellikleri ortak. Ancak Banshee'den daha hızlı çalışıyor. Aralarından tercih yapmak sizin seçiminiz, yeni bir arayıştaysanız bence göz atın.

    Exaile ve Clementine ise benim gibi Amarok'un bu kadar büyük bir yazılım olmadığı günleri kaçırdıysanız ve ufak bir oynatıcı arıyorsanız sizin istediğiniz yazılımlar olabilir. Exaile çok daha basit bir oynatıcı ancak Clementine Last.Fm integrasyonu ve şarkı sözü gösterme özelliklerine sahip.

    Aslında Linux multimedya oynatıcıları arasında kıyasıya bir rekabet var ve bu da her yeni sürümde bir adım daha atmaya zorluyor. Bu nedenle oynatıcıların gelişmişliği yüksek. Eğer bunlardan biri veya başka bir oynatıcının hayranıysanız, yorumlarınızla herkese yardımcı olabilirsiniz.
    Merhabalar,

    PHP geliştiricilerinin büyük bir kısmı yazılım geliştirmeye Windows altında başlıyor ve genellikle bunun için crackli yazılımlar kullanıyor. Crackli kullanmasa bile notepad++ isimli uygulama gayet küçük, hızlı ve pratik bir biçimde isteklerimize cevap veriyor.

    Geliştiriciler belli bir süre sonra sunucular için linux kullanamaya başladıklarında afallıyor. Hangi editörü kullanmaları gerektiğini bilemiyorlar. Bunun için bu yazıda Linux altında kullanabileceğiniz en iyi 5 PHP editörünü anlatacağım.

    Sondan başlayalım.
    5)gPhpEdit

    Oldukça küçük sekmeli olarak çalışan bir editör. Kod renklendirmesi yapabiliyor ve HTML/CSS syntax'ı destekliyor. Performansı gayet güzel, kodların okunabilirliği iyi ve istemediğiniz herhangi bir özellik yok. Son derece primitif olarak tasarlanmış. Editörün en kötü yanı ise sol taraftaki satır numaraları. O ne öyle yahu, eşşek kadar satır numarası mı olur?

    4)Geany

    Bana kalsa Geany 1. sırada olmalı. Hız, işlevsellik, kod tamamlama, kod renklendirme, makro kaydetme, çok dil desteği, kodlama ayarları... Ne isterseniz içerisinde barındırıyor bu editör. Sol tarafta da o dosya içerisinde tanımladığınız fonksiyon ve değişkenler için bir navigatör var. Tanımlamalarınıza buradan kolayca ulaşabiliyorsunuz.
    Windows altında notpad++ ne ise o hatta daha fazlası Geany'dir. Kod tamamlama özelliği bir Visual Studio değil belki ama en istediğiniz seviyede sizi tatmin edebiliyor. Son sürümde bir bug vardı, işaretçi ile seçim yaptığınızda kapanıyordu. Umarım en kısa zamanda düzeltirler.(7 Eylül'de test ettim hata düzeltilmiş)
    3)Aptana Studio 3

    Eclipse Stratch üzerine inşa edilmiş bir proje Aptana Studio. Kendisi gayet başarılı bir ide. Geanyden biraz daha kalabalık ama tabii ki marifetleri de o denli çok. Neredeyse Netbeans'in sahip olduğu bütün özelliklere sahip. Gerçek bir web editör arıyorsanız size js ve css konusunda da yardımcı olacak. Aptana Studio orada duruyor.


    2)Eclipse PHP Development Tools

    Eclipse'in PHP development tools (PDT) eklentisi. Eclipse pek çoğumuzun kullandığı bir geliştirme ortamı. PHP desteği için de PDT adında bir eklentisi bulunuyor. Pek çok insan severek kullanıyor ancak ben beğenmiyorum açıkçası. O kadar büyük bir platforma yakışmayan bir eklenti ve o kadar da kullanışlı gelmiyor. Tabii ki java için kral Eclipse.

    Geldik zirvedeki isime...
    1)Netbeans

    Netbeans pek çoğumuzun bildiği bir editör aslında. Bu editör pek çok programlama dilinde kullanılıyor ve native olarak destek veriyor. Açıkçası buraya Geany'i yazmamamın bir nedeni var. Kod tamamlama konusunda çok daha iyi ve bir ftp sunucusunda çalışmaya izin veriyor. Bu nedenle Netbeans'ı birinci sıraya yazıyorum.

    Değerlendirmeyi elimden geldiği kadar adil yapmaya çalıştım. yapamadıysam affola. Görüşlerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum.

    Merhabalar,

    Blogumun ilk yazısında bir oyun incelemesi yapmayı faydalı buldum. Hem de delisi olduğum bir oyun. Minecraft! Açık kaynaklı bir oyun değil ancak Linux platformunda da çalışıyor.

    Son yıllarda internetin artık her evde düşünecek olursak sadece marketlerden aldığımız oyunların yerini internetten satış yapan, büyük ekiplerin yapmadığı, milyonluk reklam bütçesi olmayan oyunların alması çok doğal geliyor. Indie Games denen bu tarz oyunlar EA Games gibi pek çok büyük şirketin satış rakamlarını geride bıraktı. Ve bu tarz oyunların içinde en popüler olanı da Minecraft.

    Oyunun hikayesi ise şöyle. Markus "Notch" Persson 2009 yılında henüz üzerinde çalıştığı bir oyun yayınlıyor. Özgür bir dünyada geçen bu oyun biraz yaratım, biraz hayatta kalma tarzında. Daha sonra Minecraft bir anda çok popüler hale geliyor ve Notch 2010 yılında günlük işinden istifa edip Mojang oyun stüdyosunu kuruyor.

    Minecraft Başlıyor

    Oyun 20€ fiyatına satılıyor. Oyunu aldığınızda indirebiliyorsunuz. Ayrıca arkadaşlarınıza hediye olarak da olabilirsiniz.

    Oyuna başladığınızda sizi kocaman bir dünyanın ortasına bırakıyor ve sizin bu dünyada hayatta kalmanız gerekiyor. Yaklaşık yandaki gibi bir macera başlıyor.
    Olabildiğince hızlı bir biçimde odun tedarik edip hayatta kalacağınız bir yer bulmanız lazım. Yaratıkların gece sizi rahatsız etmemesi için bir de kömür bulup meşale yapmanız ve yaratıklı saatleri es geçmek istiyorsanız da koyunlar bulup yatak yapmanız gerekiyor.

    Maceranız bu şekilde başlıyor. Bunları sağladıktan sonra yemek ihtiyacınız oluyor. Yemeği hayvanlardan veya bitkilerden tedarik etmeniz mümkün. Kim bilir belki bir olta yapıp balık tutarsınız? Ancak yiyecek ihtiyacınız bir kereyle sınırlı değil ve bu tedariği sürekli hale getirmek gerekiyor. Bu nedenle bir çiftlik kurabilir ya da bir tarla kurabilirsiniz. Yandaki ekrandaki gibi toprak içine kazarak bir çiftlik kurabileceğiniz gibi tahta çitler de koyabilirsiniz. Ayrıca hayvanlarınızı besledikçe onlar da çoğalır.

    Ancak oyunun benim için en hoş tarafı bunlar değil. Bunlar bizim hayatta kalmamız için. Taştan ürettiğimiz malzemeler malesef çok dayanıklı değil. Daha dayanıklı madenler için ise dungeonlara inip yaratıklarla savaşmamız gerekiyor. Diamond oyundaki en dayanıklı madde ve bütün yaratıklara karşı kullanacağımız en dayanıklı ekipmanlar bunlardan üretiliyor.


    Yandaki gibi bir dungeonda ise sandıkların içerisinde kullanışlı malzemeler bulabiliyoruz. Ancak bunun için de çok fazla sayıda yaratıkla mücadele etmemiz gerekiyor ve bu mücadele için de dayanıklı malzemelere ihtiyacımız var. Biraz risk alıp buralara inmemiz gerekiyor. Önüme bir yaratık fırlıyor ve korkuyorum.


    Oyunda yeterince gezdiğinizde daha çok yer gördüğünüzde karşınıza bir gate çıkıyor. (Gitmenin farklı yolları da var.) Gate Nether'e gidiyor. Eski adıyla The Hell...

    Netherde hayat OverWorldden biraz daha farklı işliyor. Gerçek dünyanın 8:1 oranında küçük. Ve burada su olması mümkün değil. Çılgın atan yaratıklar, her an içine düşüp ölebileceğiniz lavlar var.

    Eğer cesaretiniz varsa buraya gelip büyük bir mücadeleyi denemelisiniz. Ganimeti de büyük.

    Hatta konu videosunu buradan izleyebilirsiniz.

    Oyunu keyifli yapan şeylerden biri de modlar. Oyunda çok fazla mod var. Uzayda geçen, dünya savaşlarında geçen, farklı objeler olan. Hatta elektrik üretebileceğiniz pek çok farklı mod var. Umuyorum bir gün sucuk ağacı içeren bir modda yapılır.

    Görüşmek Üzere.