20 Eylül 2014 Cumartesi

Merhabalar,

Bugün sizlere Linux kullanmanın temellerini anlatacağım.

İnternette bugüne kadar Linux kullanmanın ne kadar zor olduğuna dair çok sayıda yazı okudunuz. Aslında, günlük kullanım açısından baktığınızda artık Windows ile son kullanıcı dağıtımlarını kullanmak arasında büyük farklar bulunmuyor. Ancak biraz daha ileri seviyeye adım atmak isterseniz, bu yazı dizimizde anlatılanlar sizin için güzel bir başlangıç olacaktır.

Bu eğitimleri Linux Mint üzerinde sizlere hazırlıyorum. Umuyorum ki herkes açısından çok faydalı olacak.

Öncelikle terminal üzerinde dizinleri gezmek için gerekli komutlara şöyle bir bakalım.

ls: Listele komutudur. Genellikle dizin listelerken ls -l parametresi ile alt alta listele anlamında kullanılır. ls -al şeklinde kullanıldığı zaman ise, gizli dosyaları da bize gösterir.
cd: Change Directory'nin kısaltmasıdır. Herhangi başka bir klasöre geçeceğimiz zaman, cd klasörismi şeklinde komut veririz.

Göreve başlamadan önce hemen bir not vereyim, Linux işletim sisteminde gizli dosya ve klasörler . ile başlar.

O halde yavaş yavaş başlayalım.

Öncelikle terminalimizi açtıktan sonra bir ls -l diyelim. Bakalım çıktımız ne olacak?

Linux ls komutu
 Bakın ls komutunu -l parametresi ile birlikte kullandık ve çıktımız bizim kişisel klasörümüzün altında nelerin olduğunuz gösteriyor.

Terminal'i ilk olarak açtığınız yer kullanıcınıza ait ana dizindir. Bu klasör Windows ürününün altındaki C:\Users\Yigit altına benzetilebilir. Ancak oradakinden çok daha sade olacak biçimde tasarlanmıştır.

Şimdi bir de bulunduğumuz klasörü değiştirelim.

Linux cd komutu

Cd komutu az önce belirttiğim gibi başka bir klasöre geçmek için kullanılır. Aklınıza geçen soruyu yanıtlamak isterim. Her defasında her klasör adını tek tek yazmıyoruz tabii ki :)

Klasörün ilk iki üç harfini (küçük-büyük harf duyarlıdır) Tab tuşuna basarsanız kabuk sizin için otomatik tamamlama görevini yapar.

Şimdi tekrar kendi ana dizinimize dönüyorum. Ve bu kez ls -al komutunu çağırıyorum. Bakalım az öncekinden farklı bir çıktı alacak mıyız?

Linux ls -al komutu


Çıktımızın bir öncekinden farkını görüyor musunuz?

Bu kez çok fazla sayıda dosya ve klasör önümüzde listelendi.

Gördüğümüz . ile başlayan dizin ve dosyalar gizli dosyalardır. Burada gördükleriniz içerisinde gelecekte en çok kurcalayacağımız dosya .profile isimli dosya.





Bu bölümün sonuna yaklaşırken, iki adet bonus komut vermek istiyorum.

pwd ve cat komutlarını şimdi size göstereceğim.

Herhangi bir dizindeyken bazen bu dizinin yolunu kopyalamamız gerekir. Peki bu dizinin yolunu nasıl öğreniyoruz? pwd komutu  tam olarak bu işi yapıyor. Bakalım nasıl yapıyor?

Şimdi bulunduğum dizinde pwd komutunu çağıyorum:
Linux pwd komutu

Komut bize yanıt olarak, bulunduğumuz dizinin yolunu gösterdi.







Cat komutu ise katalog kelimesi ile aynı şeyi ifade eder, içeriğini göster anlamında kullanılır. Örneğin bir text dosyasının içeriğini dosyayı açmadan görmek istiyorsunuz. Bunun için cat komutu çok kolaylık sağlar.

Linux cat komutu


Az önce ileride kullanacağımız bir dosya dediğim, .profile dosyasının içeriğini size göstermek için cat komutunu kullandım.

İçeriği şimdilik sizi korkutmasın, aslında biraz anlamaya bağladığımızda içeriğinin henüz çok boş ve sade olduğunu göreceksiniz, ilerleyen derslerimizde bu dosya ile neler yapabileceğimizi size göstereceğim.

Şimdilik dersimiz burada bitiyor. Kendinize çok iyi bakın.

31 Ocak 2014 Cuma

Merhabalar,

Serimizin ikinci yazısında sizlere biraz Linuxdan söz edeceğim.

Linux dendiğinde aslında aklımıza gelmesi gereken bir işletim sistemi değil daha ziyade bir işletim sistemi çekirdeğidir. İşletim sistemlerinde çekirdeğin özelliği üzerine yazılacak yazılımların donanım ile olan ilişkisini sağlamaktır.

Linux çekirdeği 1991 yılında bir üniversite öğrencisi olan Linus Torvalds tarafından geliştirilmeye başlanmıştır. İlk sürümü (0.01) bitirip Usenet topluluğuna bir mail atmıştır. Kısa sürede pek çok geliştirici bu projeye katkıda bulunmaya başlamıştır. Mart 1992'de X Pencere Sistemi Linux'a uyarlanmış ve Linux'un ilk masaüstü serüveni başlamıştır.

Çoğunlukla dağıtım dediğimiz yazılımlar aslında birer gerçek işletim sistemidir. Üzerinde kullanıcıdan veri almaya ve bunu kullanmaya yarayan yazılımlar bulunur. Linux tabanlı işletim sistemlerinden bugün en popüler olanı Android'dir. Dünyada pek çok mobil telefonda bu işletim sistemi kullanılır.

İlk Linux dağıtımlarından zihinlerde kalanlar Slackware ve Debian oldu. Ancak Knoppix ilk CD'den çalışan canlı dağıtım oldu. Buradan Linux dağıtımları tarihini görebilirsiniz.

Ancak Linux evlerimize girmeden önce web sunucularını işgal etti. Bugün girdiğimiz web sitelerinin büyük bir çoğunluğu Linux tabanlı işletim sistemlerinde çalışmaktadır. Bu yüzden Linux dağıtımları açısından stabil çalışıyor olması çok önemlidir. Kapanmadan ve yoğun iş yükleri altından çalışmak için tasarlanan çekirdek evlerdeki kullanıma da büyük katkı sağlamaktadır.


Ancak 1999 yılından itibaren Linux çekirdeği süper bilgisayarlar alanına da girmeye başlamış ve 10 senede Linux atası sayılabilecek Unixi adeta tahtından etmiştir. Bu grafiğe de bu Linkten ulabilirsiniz.

Şimdi sıra masaüstüne geldi Linux için, kolay ayarlar yapabilme konusunda ve donanım üreticilerinin sürücü üretmemesi yüzünden bazı sıkıntılar yaşanıyor ancak bunlar da geriye kalıyor. Ancak Ubuntu'nun kurucusu Mark Shuttleworth şöyle diyor "Birinci Bug düzeltildi: Artık Microsoft pazardaki en büyük paya sahip değil" Evet mobil işletim sistemlerinin gelişmesinin ardından artık Microsoft pazarda her geçen gün küçülen bir paya sahip.

Bir dahaki yazıda görüşmek üzere.

Serinin Önceki Yazıları:

Linux Eğitim Serisi - 1

30 Ocak 2014 Perşembe

Uzun zamandır, sadece yazılım dünyasında değil donanım dünyasında da (hatta ilaç sektöründe bile) özgür donanım rüzgarları esiyor, tasarımı ve standartları açıkça belirlenmiş donanımlar her geçen gün yeni iş alanları yaratıyor.

Özgür donanımlarda açıkça özgür yazılımlarla uyumlarını gösteriyorlar. Çok popüler hale gelen Raspberry Pi ve Arduino'dan sonra şimdi de ACME System Arietta G25'i piyasaya sunuyor.

Sadece 9.90€ satışa çıkarılan bu kartın özellikleri ise:

  • CPU: Atmel’s AT91SAM9G25 (ARM9 @ 400Mhz)
  • RAM: 128 MByte DDR2
  • MicroSD Socket for up to 32GB bootable Linux microSD (not included)
  • USB 2.0 ports: 1 hi-speed host/device, 1 hi-speed host, 1 full-speed
  • UART: 1 (RXD,TXD,RTS,CTS)
  • I2C bus: 1
  • SPI bus: 1 with 2 chip select (5 to 50 MHz)
  • PWM: 4 lines
  • A/D converters: 4 channels@10 bit
  • Size: 25x51mm
  • Power supply: single 3.3 Volt DC
  • Line levels: TTL 3.3V (NOT 5V tolerant)
  • Operative temperature range: -20 +70 °C
  • Pinstrip: 20×2 pitch 2,54mm (100mils)
  • PCB layers: 8 * 
 Ve bu kart için en güzel özelliklerden bir tanesi de bilgisayar taktığınız zaman bir editör/derleyici ortamı karşınıza geliyor C,C++, Java, Python ve nodeJs dilleri için derlemeyi bilgisayarınıza herhangi bir şey kurmadan yapabiliyorsunuz.

Web ortam detayına şuradan ulaşabilirsiniz
Merhabalar,

Sizlere yeni bir seri ile merhaba demek beni çok mutlu etti, umuyorum ki bir süredir yazamadım umuyorum ki arayı kısa sürede kapatacağım.

Hepimiz evlerimize bilgisayar aldığımız gün içinde Microsoft Windows'un herhangi bir sürümü yüklü geldi. İlk internet bağlantımızı aldığımızda elimizin altında Windows vardı, yaşadığımız sorunları ilk kez Windows için arattık, ilk tricklerimizi Windows'ta öğrendik. Windows'u tek sanıyorduk pek çoğumuz ama değildi.

Bir teknoloji dergisi Turkix diye bir CD vermişti yanında hediye olarak. Turkix'i hatırlamayanlar için hatırlatmak isterim, geliştirilmesi Emre Sokullu tarafından yapılmış Linux dağıtımıdır. Ancak uzun yıllar üretimde kalamamış kapanmıştır. Daha sonra internet üzerinde araştırma yaptıkça farkettim ki Linux diye bir çekirdeğin etrafında geliştirilmişçok sayıda işletim sistemi var ve bunların pek çoğu çok başarılı. Ayrıca kullandığımız web sitelerinin çoğunluğu bu işletim sistemlerinin üzerinde çalışıyor. Sonra bir web sitesi çarptı gözüme, daha henüz Türkçe'ye çevrilmemişti, Neden Linux Daha İyi? Bu sorunun cevabını açıkça veren bir web sitesiydi.

Daha sonra ülkemizde Linux'un yükselişi Pardus ile oldu. Proje daha eski olmasına rağmen hepimizin gözleri önüne gelişi pardus 2008 ile olmuştu ki, bu sürümde aldığı incelemelerle dünyada beğeni kazanmaya başlamıştı. Projenin topluluğu Özgürlükİçin.org Linux ve yazılımlarla ilgili daha fazla makaleyi Türkçeye çeviriyordu. Maddi kaynak aktarımı ile yapılamayacak pek çok şey bu topluluk sayesinde yapılıyordu. Özgürlükİçin.org'un Gezegeninde çok sayıda yazarın kaliteli içerikleri yer alıyordu. Türkiye'nin özgür yazılımda gerçek bir topluluğa sahip olduğu ilk günlerdi. Ürünler de elde edildi.

Daha sonra proje (benim hala kızgın oduğum bir biçimde) devlet dairesine dönüştürüldü. Ama projenin en büyük kazancı insanların özgür yazılım dünyasına adım atmış olmalarıydı.

Burada aslında bir giriş dersi yapacakken bir şekilde kendi gördüğüm/okuduğum kadarıyla Türkiye'deki Linux'un gidişatını yazmış oldum. Bir dahaki yazıda sizlere Linux Nedir? sorusunu cevaplayıp bir girişyapmaya çalışacağım.